Petrol ve Doğal Gaz

Hazar Geçişli Türkmenistan-Türkiye-Avrupa Doğal Gaz Boru Hattı Projesi
--------------------------------------------------------------------------------
Türkmenistan, Suudi Arabistan, Katar, Rusya ve İran'ın ardından dünyanın beşinci büyük doğal gaz rezervine sahiptir. 1991 yılında 85 milyar metreküp doğal gaz üreten Türkmenistan'ın 1998 yılı üretimi 13 milyar metreküpe düşmüştür. Türkmenistan 1998 yılında 6 milyon ton petrol üretmiştir.
20 ekim 1998 tarihinde Türkiye ve Türkmenistan enerji bakanları tarafından parafe edilen "Hazar geçişli Türkmenistan-Türkiye-Avrupa doğal gaz boru hattı projesinin gerçekleştirilmesi ve Türkmenistan doğal gazının Türkiye'ye satışına ilişkin anlaşma" Sayın Cumhurbaşkanımız süleyman demirel ve Türkmenistan devlet başkanı saparmurad Türkmenbaşı tarafından 29 Ekim 1998 tarihinde Ankara'da imzalanmıştır.
Anlaşma 30 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Kararlaştırılacak bir süre içersinde 16 milyar metreküpü Türkiye tarafından satın alınmak, kalanı da Avrupa'ya sevk edilmek üzere yılda toplam 30 milyar m3 Türkmen doğalgazının Hazar denizinin altından, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya boru hattı ile taşınması öngörülmektedir.
Türkmenistan ve Türkiye arasında doğal gaz alım-satım sözleşmesi 21 Mayıs 1999 tarihinde Aşkabat'ta imzalanmıştır. Sözkonusu sözleşme, yıllık kontrat miktarları, doğal gazın fiyatı, asgari yıllık teslim miktarı, ödeme usulü gibi unsurları içermektedir.
Hazar geçişli Türkmenistan-Türkiye-Avrupa dogal gaz boru hattının inşasına ilişkin "Heads of Agreement" Türkmenistan hükümeti ile PSG arasında 6 Ağustos 1999 tarihinde imzalanmıştır. Aynı gün, Shell, PSG ile, projenin uygulanmasına ve finansmanına katılımı hususunda bir niyet mektubu, Türkmen hükümeti ile de Türkmenistan'da petrol ve gaz sahalarının geliştirilmesine yönelik bir anlaşma imzalanmıştır.
Hazar geçişli Türkmenistan-Türkiye-Avrupa doğal gaz boru hattı projesine ilişkin "hükümetlerarası deklarasyon" 18 kasım 1999 tarihinde İstanbul'da düzenlenen AGİT Zirve Toplantısı sırasında Türkiye, Türkmenistan, Gürcistan ve Azerbaycan tarafından imzalanmıştır. Ayrıca, ABD Başkanı Clinton da gözlemci sıfatıyla deklarasyona imza koymuştur.
Sözkonusu deklarasyonda taraflar, proje sponsorlarına müsait şartların oluşturulması yönündeki arzularını belirtmekte, projeye ilişkin hükümetlerarası ve geçiş ülkesi anlaşmalarını 2000 Mart ayına kadar sonuçlandırmayı hedeflemekte ve projenin 2002 yılı son çeyreğinde tamamlanması için sponsorlara gerekli desteği sunacaklarını bildirmektedirler.
Hükümetlerarası deklarasyon uyarınca oluşturulması öngörülen ve hükümetlerarası anlaşma (IGA) ve geçiş ülkesi anlaşmalarını (HGA) müzakere edecek ortak komite çalışmalarına başlamıştır.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi
--------------------------------------------------------------------------------
1. "Hazar-Akdeniz Boru Hattı" olarak adlandırdığımız ve Hazar bölgesi petrollerinin Türkiye üzerinden Akdeniz'deki Ceyhan terminaline ulaştırılmasını öngören projemizin nihai Fizibilite Raporu ("Final Feasibility Report") PLE (Alman) şirketince hazırlanmış olup proje tutarı takriben 2.4 milyar dolardır.
Yılda 50 milyon ton ham petrol taşıma kapasitesine sahip olması öngörülen anılan boru hattı bölgede daha önceden inşa edilmiş veya Azeri erken petrolünün taşınması için öngörülen boru hattı sistemine bir alternatif olarak değil, 2000'li yıllarda Hazar havzasındaki üretim yapısı için ek bir ihraç olanağı olarak tasarlanmıştır.
ABD Hükümetinin, "birden fazla boru hattı" yaklaşımı çerçevesinde, Hazar petrollerinin ülkemiz üzerinden Akdeniz'e indirilmesini desteklediğini resmen açıklaması projemizin hayata geçirilmesi istikametinde önemli bir aşamayı oluşturmuştur.
2. 1998 yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının hayata geçirilmesini kolaylaştıracak önemli gelişmeler olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhuriyetimizin 75. yıl kutlamaları vesilesiyle 29 Ekim 1998'de Türkiye'de davetli olarak bulunan Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan Cumhurbaşkanları, ABD Enerji Bakanı Bill Richardson'un müşahit sıfatıyla katıldığı bir törenle Ankara Deklarasyonu'nu imzalamışlardır.
Cumhurbaşkanları bu Deklarasyonla, Hazar bölgesi ülkelerinin bağımsızlık, güvenlik ekonomik kalkınma ve refah düzeylerinin yükseltilebilmesi açısından petrol ve doğalgaz kaynkalarının ekonomik ve ticari bakımdan optimal olan birden fazla boru hattı ile dünya pazarlarına naklinin gerekli olduğunu onaylamışlardır. Cumhurbaşkanları ayrıca, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana Petrol Boru Hattının gerçekleştirilmesine ilişkin olarak siyasi kararlılıklarını teyid etmişlerdir.
Ankara Deklarasyonu ile aynı gün imzalanan "Türkmenistan'dan Doğalgaz Alımı ve Türkmenistan-Türkiye-Avrupa Doğalgaz Boru Hattına İlişkin Anlaşma" ile 9 Aralık 1998 tarihinde Mobil, Shell ve Chevron ile Kazakistan Hükümetinin imzalamış olduğu Kazakistan petrol ve doğalgazının Türkiye'ye naklini sağlayacak boru hattının Fizibilite Anlaşması, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının gerçekleşme şansını artırmaktadır. Türkmenistan ve Kazakistan'dan Türkiye yönünde Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına paralel boru hatlarının inşası Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattına ilave petrol sağlayacak ve sözkonusu hattın inşaat maliyetini düşürecektir.
3. Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana Petrol Boru Hattı projesinin hayata geçirilmesine yönelik paket Anlaşmalar, İstanbul'da düzenlenen AGİT Zirve toplantısı sırasında 18 Kasım 1999 tarihinde sonuçlandırılmıştır. Bu Anlaşmalar paketi, Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye arasında imzalanan Hükümetlerarası Anlaşma, parafe edilen Geçiş Ülkesi, Türkiye 'nin Garantisini ve boru hattının Türkiye bölümünün yapımına ilişkin Anahtar Teslimi Anlaşmalarını kapsamaktadır. Zirve sırasında Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı Projesi'ne ilişkin olarak ayrıca, İstanbul Deklarasyonu imzalanmıştır. Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan ve Türkiye tarafından imzalanan sözkonusu Deklarasyon'a ABD Başkanı Clinton da gözlemci sıfatıyla imza koymuştur.
4. Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri ile ilişkilerimizin gelişmesine ve süreklilik kazanmasına yardımcı olacak bu proje, aynı zamanda Hazar havzası devletlerinin hidrokarbon kaynaklarının dünya pazarlarına iletilmesinde tek bir ülkeye bağımlılıktan kurtularak, kendi ayakları üzerinde durmalarına ve bölgede demokrasinin ve pazar ekonomisinin gelişmesine ve bölgenin dünya ekonomisi ile bütünleşmesine katkıda bulunacaktır.
Ülkemiz açısından, Bakü-Ceyhan en emniyetli, güvenli, istikrarlı, çevresel açıdan en sağlıklı ve maliyet-etkin proje olmaya devam etmektedir. Ayrıca bölgenin istikrarı, güvenliği ve ekonomik kalkınması için önemli bir atılımdır.